Sloganımızı ilk görenler bazen gülümsüyor, bazen şaşırıyor: "Pizzaya Savaş Açtık." "Bir çorbacı, koskoca fast-food endüstrisine kafa mı tutuyor?" diyorlar. Cevabımız net: Evet, tutuyoruz. 

Bu slogan, sadece dikkat çekmek için yazılmış bir pazarlama cümlesi değil. Bu, bizim mutfak felsefemizin, hayata bakışımızın ve çocuklarımızın geleceği için duyduğumuz endişenin bir özetidir. 

 

Nesiller Arası Lezzet Uçurumu 

Etrafınıza bir bakın. AVM yemek katlarında, okul çıkışlarında gençlerimizin elinde ne var? Karton kutularda, dondurulmuş hamurlardan yapılmış, içi katkı maddesi dolu pizzalar, hamburgerler... Dedelerimizin, ninelerimizin o şifa dolu kemik sularını, tencere yemeklerini, ev yapımı pidelerini unuttuk mu? 

Biz Han Çorba olarak, bu "unutkanlığa" itiraz ediyoruz. Bir nesil, Kelle Paça'nın doğal antibiyotik olduğunu bilmeden büyüyor. Bir nesil, gerçek lahmacunun çıtırlığını tatmadan, hamur gibi pizzalara mahkum oluyor. 

İşte biz, bu gidişata "Dur" demek için buradayız. 

 

Pizza Dondurulur, Han Pidesi Yaşar 

Pizzaya savaş açtık derken, İtalyan mutfağına saygısızlık etmiyoruz. Bizim savaşımız, "Fabrikasyon Gıdaya" karşı. 

Bizim fırınımızda dondurucudan çıkan hamur yoktur. 

Han Pidesi: Siparişinizi verdiğiniz an hamuru açılır. 

Malzeme: Sucuğun en iyisi, kıymanın en tazesi, kaşarın en sünüeni kullanılır. 

Ateş: Elektrikli fırın değil, odun ateşi gören taş fırınımız vardır. 

Bir yanda aylar önce üretilip dondurulmuş bir pizza; diğer yanda gözünüzün önünde pişen, dumanı tüten, tereyağı kokan bir pide. Tercih sizin, ama vücudunuzun tercihi belli. 

 

"Fast" Değil, "Best" Food 

Hızlı yemek (Fast Food) kötü olmak zorunda değil. Çorba da dünyanın en hızlı yemeğidir. Kaseye koyarsın, önünde biter. Ama aradaki fark şudur: Fast-food zincirleri yemeği hızlı hazırlar (fabrikasyon). Biz yemeği yavaş hazırlarız (12 saat kaynatırız), ama size hızlı sunarız. 

Bizim hızımız serviste, lezzetimiz sabırdadır. 

 

Bu Savaşta Yanımızda Mısınız? 

Han Çorba, sadece Ankara'da bir restoran değil; yerli ve milli lezzetlerimizin bir kalesidir. Batıkent'te, Pursaklar'da kapımızı her açışımızda, ocağın altını her yakışımızda bu kültürü yaşatmanın gururunu yaşıyoruz. 

Eğer siz de çocuklarınızın gerçek gıdayla büyümesini istiyorsanız, Eğer siz de "Yediğim şey mideme değil, ruhuma da iyi gelsin" diyorsanız, Bu savaşta bizimlesiniz demektir. 

Gelin, bugün pizzayı boş verin. Gelin, kendinize ve sevdiklerinize bir iyilik yapın. Bir kase çorba, bir çıtır lahmacun ile özünüze dönün. 

Zafer, lezzetli olanın olacak. Şifa Olsun.